- RNR Çeviri - http://www.rnrceviri.com -

‘Çeviri’de Müşteri Eğitimi

Müşteri Eğitimi [1]

“Ne, bunu çevirmek için 35 $ mı istiyorsun?” Adını vermek istemediğim bir müşterim, bana aynı işi yapabilen bilgisayar programlarının olduğundan bahsederek böyle söylenmişti. Üstelik bu tarz cümleleri ilk kez duyuyor değildim.

Başka biriyse “Arkadaşım çalışmanızdan çok memnun kaldı; fakat bu işi daha ucuza yapan birini buldum.” dedi. Birçok müşterinin çeviri süreci [2] hakkında çok fazla bilgi sahibi olmamasına rağmen şaşırtıcı derecede fazla müşterinin kimin çeviri [3] yapabileceği ve ne kadara çevirmesi gerektiği konusunda kesin fikirleri var.

çevirmen

Bir müşterimin bana birtakım belgeleri e-posta yoluyla akşam 10’da yolladığı ve her şeyin pazartesi sabahı çevrilmiş olması gerektiği talimatını verdiği Cuma gecesini asla unutmayacağım. Bana o hafta sonu müsait olup olmadığımı, belgelerin ilgili olduğu alanda yeterli olup olmadığımı ve hatta ne kadara mal olacağını bile sormamıştı. Ben de ona, işin hafta sonu için acele bir iş olduğu için normalden daha pahalıya mâl olacağını belirtmek için bir saat içinde bir cevap yazdım (evet, aslında o saatte çalışıyordum), o ise bana gecenin ortasında öfkeli bir cevap gönderdi. “Zannediyorum ki senle ben birlikte çalışma konusunda çok farklı görüşlere sahibiz.” dedi “Bu parayı ödemem mümkün değil.”

Mayıs’ta İsveç Profesyonel Çevirmenler [4] Birliği’nin yıllık konferansında, çevirmen [5] David Rumsey Birleşik Devletler’in çeviri piyasası hakkında bir konuşma yaptı. Bahsettiği şeylerden biri de Amerikan piyasasının büyük fakat azgelişmiş olmasının bir nedeninin de çevirinin tam olarak neleri kapsadığı hakkında çok yaygın efsanelerin oluşuydu. Bay Rumsey çoğu Amerikalının çevirinin sadece yabancı bir dilde yazı yazmak olduğuna inandığından ve bazılarının da, herhangi birinin (mesela dedesi Porto Rico’dan gelmiş bir sekreter ya da bir restorandaki Çinli şef gibi) çeviri yapabileceğini düşündüğünden ve bazılarının ise bir insan kadar, belki de bir insandan daha iyi çeviri yapabilen bir çeviri yazılımının olduğunu duyduğundan bahsetti. Bay Rumsey bu yanlış inanışları Amerika’ya özgü zannedebilir; fakat bunlar sadece Birleşik Devletler’e özgü değil. İsveç’ten, İngiltere’den, Birleşik Devletler’den ya da başka herhangi bir yerden olsun konuştuğum birçok çevirmenden, profesyonel bir çevirmene işi düzgün bir şekilde yaptırmak için para ödemek yerine gidip bir öğrenci bulacağını ya da yabancı bir komşusundan yardım isteyeceğini iddia eden müşterileriyle ilgili hikâyeler duydum.

Eğer bu kadar çok çevirmen bu tarz olaylar yaşıyorsa, o zaman iş müşterileri çevirinin aslında ne olduğu ve neden profesyonel bir hizmet için para ödenmesi gerektiği konusunda eğitmede yatıyor. Başlangıç olarak çevirmenler, internet siteleri de dâhil pazarlama aracı olarak kullandıkları herhangi bir materyalde eğitim geçmişleri, çalışma yöntemleri ve çeviri hakkındaki görüşleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler verebilirler. Aslında durum ortada; ama iş unvanlarının tek başına yeterli olduğunu ya da çevrinin gerekli ve önemli olduğu için kendi kendini pazarlayabileceğini düşünen insanlar var. Bazı müşteriler okuduklarınıza sadece bakıp geçse de ve sadece metnin özünü istese de, çoğu müşteri meraklıdır ve metni okuyacaktır. Örneğin hukuk okuyup hukukî metinlerde uzmanlaştıysanız, bir düzine roman çevirdiyseniz, çeviriyle ilgili programlara katıldıysanız ya da teknik kullanım kılavuzu çevirmeni olmadan önce 15 yıl boyunca mühendis olarak çalıştıysanız, bunları açıklayın ve bir çevirmen olarak bunların sizin için ne anlama geldiğini ifade edin; potansiyel müşteriler bundan etkilenecek ve iş için açık bir biçimde yetkin olduğunuzu ve ödemelerin buna göre yapılmasını isteyeceğinizi bilir. Ayrıca çevirinin neden önemli olduğu ve hizmetlerinizin müşterilere nasıl yardımcı olacağıyla ilgili de bir şeyler yazabilirsiniz. Yurtdışında öğrenim görmek için başvuruda bulunacak öğrencilerin notlarını çevirecekseniz, yeminli olduğunuzu belirtin ya da daha çok kurumsal müşteriler için çalışacaksanız onlara diğer ülkelerde ürün satmak istiyorlarsa internet sitelerinde ya da kullanıcı kılavuzundaki dilin doğru olması gerektiğini söyleyin. Uzak durmaları gereken hatalı çeviri örnekleri gösterin ve güzel bir çeviri olmadan müşterilerin onların ürünlerine ya da hizmetlerine güven duymayacağını hatırlatın. Bu arada bu öğüdü kendiniz de dinleyin ve internet sitenizin hatasız olmasına özen gösterin. Gerekirse yazdığınız yabancı dil sayfalarını gözden geçirmesi için bir editör tutun.

Atacağımız diğer bir adımsa uzmanlık alanımızın dışındaki tüm işleri reddetmektir. Tüm işleri kabul etmek ve müşterileri tam donanımlı ve müthiş çevirmenler olduğumuza ikna etmek kulağa çok hoş geliyor; ama dürüst olmak gerekirse insanlara sadece tıbbi metinler üzerinde çalıştığınızı ve asla şiirler üzerinde çalışmadığınızı ya da gen bilim konusunda iyi olduğunuzu fakat kontratlarda iyi olmadığınızı söylemeniz onların her çevirinin kendi gereklilikleri olan, özel beceri ve bilgi gerektiren özgün bir metin olduğunu daha iyi anlamalarını sağlar. Nasıl bir kalp cerrahı bir hastanın alerjilerini tedavi etmeyi aklından bile geçirmezse ve bir Tanzimat edebiyatı profesörü, fizik dersi vermeye kalkmazsa, çevirmenler de kendi uzmanlık alanlarının dışındaki alanlarda çalışmamalıdır. Tabi ki bu çevirmenlerin yeni alanlar hakkında bir şeyler öğrenemeyeceği ve yeni uzmanlık alanları edinemeyecekleri anlamına gelmiyor; ama sadece birkaç gün içinde böyle davranmaya çalışmak profesyonelce değil ve eğer güzel iş çıkarmazsanız sadece bir müşteriyi kaybetmekle kalmayacak onun sizi önerebileceği kişileri de kaybedeceksiniz. Bir işi reddediyorsanız, o iş için yetkin bir meslektaşınızı önermeye çalışın. Hem meslektaşınız hem de müşteriniz bunu takdir edecektir. Meslektaşınız sizin alanınızdaki işler için size müşteri yollayarak karşılığını verecektir ve müşteriniz de sağladığınız bu ekstra hizmeti hatırlayıp gelecekte size başka işler için gelecektir.

Ne zaman bir müşteriden fiyatla ilgili şaşkın bir cevap alsam kibarca çeviride nelerin olduğunu ve bu fiyatı nasıl belirlediğimi belirten bir e-posta yazmaya çalışırım. Bazı teknik sözcükleri bulmak için birçok araştırma yapılması gerekiyorsa ya da iş geceleri ya da hafta sonu çalışmanızı gerektiriyorsa, bunu müşteriye söyleyin. Kısa zamanda büyük bir işi tamamlamanız bekleniyorsa ya da sadece orada bulunan kaynak kitapları kullanmak için bir üniversitenin kütüphanesine gitmek zorundaysanız, bunu açıklayın. Bir çevirinin kaç saat süreceğiyle ilgili tahmininizi ya da işin ne kadar emek gerektirdiğini izah etmekten çekinmeyin; çünkü çoğu insan bir çeviri sürecinin nasıl işlediğini bilmez ve Bay Rumsey’in dediği gibi çeviriyi sadece yabancı bir dilde yazmak olarak görür. Müşterilerime birçok kez belgelerini çevirmemin ne kadar süreceğini, ne kadar vergi verdiğimi, geriye ne kadar kaldığını ve bunun da saat başı kaç paraya denk geldiğini söylemişimdir. Bazıları işin içyüzünü görünce bana teklif ettikleri fiyatın ne kadar düşük olduğuna şaşırdı ve benim belirlediğim fiyatların rastgele olmadığını, tam tersine dikkatlice düşünülerek belirlendiğini anladı. Diğerlerinin de ilgisini, bir çevirmenin sadece bilgisayar başında oturup sözlüklerde birkaç dakika boyunca sözcüklere bakıp sonra işi bitirmediğini öğrenmek çekti. Bir hizmetin neyi içerdiğini tam olarak bilmiyorsanız, ne yazık ki onun kolay olduğu duygusuna kapılırsınız.

Bu konuşmasında Bay Rumsey başka bazı önerilerde de bulundu. Çevirmenlerin farklı diller ve kültürler hakkında bilgi sağlaması gerektiğini ve bunun da dünyada tek dil olduğuna inananlara yardımcı olarak müşteriler açısından riskini azaltacağını belirtti. Riski azaltmak derken çevirmenlerin ve çeviri bürolarının ücretsiz danışma ve redaksiyon, bağımsız editörler ve dille ilgili diğer hizmetleri sağlaması gerektiğini kastetti. İnsanlar genelde, başlarda ücretsiz veya düşük bir ücretle aldığı bir hizmet için sonradan para ödeme konusunda isteksiz olduğundan ve hiçbir zaman ücretini ödemediği bir şeyin kıymetini bilmediğinden daha ucuz fiyat sunmanın veya ücretsiz çeviri yapmanın en iyi yöntem olduğundan şahsen pek de emin değilim doğrusu. Ancak bazı çevirmenlerin müşterileri düşük fiyatlarla çekip ardından kaliteli iş yaparak fiyatlar yükselse bile müşteriyi, birlikte çalışmaya devam etmeye ikna ettiğini biliyorum.

Müşteri, çevirinin ne anlama geldiğini ve bir işi kabul etmek için çevirmende hangi vasıfların olması gerektiğini ne kadar iyi bilirse, yüksek kalitede bir iş için neden para ödemesi gerektiğini de o kadar iyi anlar. Doğru, bazıları nelere mâl olabileceğine bakmaksızın daima ucuz olanı seçmek isteyektir; ancak diğerleri iyi bir iş yaptırmanın para ödemek anlamına geldiğinin farkına varacaktır. Bu yüzden müşterilerinize mesleki geçmişiniz ve deneyimleriniz, çevirinin neleri gerektirdiği ve ücretlendirme sisteminizle ilgili olabildiğince fazla bilgi vererek müşterilerinizin seçim yapmasını kolaylaştırın. Belgelerini gerçekten önemseyen ve çeviri hakkında bilinçli olan bir müşteri bir arkadaşının ya da bilgisayar programının da aynı işi yarı fiyatına yapabileceğinin tartışmasını yaparak sizin zamanınızı harcamaz. Bilinçli bir müşterinin sizi ve hizmetinizi tercih etmesi daha muhtemeldir ve iyi yapılmış bir iş için memnuniyetle para ödeyecektir.

Yazan: Brett Jocelyn Epstein

Makalenin aslı: http://accurapid.com/journal/38educate.htm